10 Ekim 2026 tarihli ve 33396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile sermaye kaybı veya borca batık olma durumunun tespitinde bazı gider ve zararların hesaplamaya dahil edilmemesine imkân sağlayan uygulamanın süresi 1 Ocak 2028 tarihine kadar uzatıldı.
Düzenleme öncesinde uygulamanın 1 Ocak 2027 tarihine kadar devam etmesi öngörülüyordu.
TTK 376 Kapsamındaki Süre 1 Yıl Daha Uzatıldı
Türk Ticaret Kanununun 376’ncı maddesi, sermaye kaybı ve borca batık olma durumlarında şirket yönetim organlarının yerine getirmesi gereken yükümlülükleri düzenlemektedir.
Tebliğin geçici 1’inci maddesi kapsamında şirketlerin sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin hesaplamalarında bazı gider ve zarar kalemlerinin dikkate alınmamasına imkân sağlanmaktadır.
10 Ekim 2026 tarihli değişiklikle geçici maddede yer alan:
“1/1/2027”
ibaresi,
“1/1/2028”
şeklinde değiştirilmiştir.
Böylece uygulama 1 Ocak 2028 tarihine kadar devam edecektir.
Hangi Gider ve Zararlar Hesaplamada Dikkate Alınmayabilir?
Düzenleme kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumunun belirlenmesinde;
- Henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı,
- 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler,
- Amortisman giderleri,
- Personel giderleri
bakımından özel hesaplama imkânı devam etmektedir.
Kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı hesaplamalarda dikkate alınmayabilecektir.
Kur Farkı Zararlarının Tamamı Kapsamda
Henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden kaynaklanan kur farkı zararlarının tamamının sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında dikkate alınmamasına yönelik uygulama da süre uzatımı kapsamında devam edecektir.
Bu düzenleme özellikle yabancı para yükümlülüğü bulunan şirketlerin TTK 376 kapsamında yapacağı özkaynak ve sermaye kaybı analizlerinde önem taşımaktadır.
TTK 376 Ne Düzenliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376’ncı maddesine göre, son yıllık bilançoda sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının belirli oranlarda zarar nedeniyle karşılıksız kalması halinde yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırması ve gerekli önlemleri değerlendirmesi gerekmektedir.
Şirketin borca batık olduğuna ilişkin işaretler bulunması halinde ise yönetim kurulunun aktifleri hem işletmenin devamlılığı esasına hem de muhtemel satış fiyatlarına göre değerlendiren bir ara bilanço hazırlaması öngörülmektedir.
Bu nedenle TTK 376 kapsamında yapılan hesaplamalar, şirketlerin sermaye yeterliliğinin ve borca batıklık durumunun değerlendirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
Düzenleme Hangi Şirketler Açısından Önemli?
Süre uzatımı özellikle;
- Yüksek tutarda yabancı para yükümlülüğü bulunan,
- Kur farkı zararı oluşan,
- Geçmiş dönem giderlerinin özkaynak yapısı üzerinde önemli etkisi bulunan,
- Sermaye kaybı riski taşıyan,
- Borca batıklık analizi yapmak durumunda olan
şirketler açısından önem taşımaktadır.
Şirketlerin TTK 376 değerlendirmelerini yaparken geçici düzenlemenin sağladığı hesaplama imkânını dikkate almaları, ancak şirketin gerçek finansal durumunu da ayrıca analiz etmeleri gerekmektedir.
Düzenleme Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
Değişiklik Tebliği 10 Ekim 2026 tarihinde yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Böylece daha önce 1 Ocak 2027 tarihinde sona ermesi öngörülen uygulama, 1 Ocak 2028 tarihine kadar uzatılmıştır.
Sonuç
TTK 376 kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumunun hesaplanmasında belirli gider ve zararların dikkate alınmamasına imkân sağlayan geçici düzenleme bir yıl daha uzatılmıştır.
Buna göre henüz ifa edilmemiş yabancı para yükümlülüklerinden doğan kur farkı zararlarının tamamı ile belirli 2020 ve 2021 dönemi giderlerinin yarısının hesaplama dışında tutulabilmesine ilişkin uygulama 1 Ocak 2028’e kadar devam edecektir.
Özellikle finansal yapısı zayıflayan veya yabancı para yükümlülüğü yüksek olan şirketlerin TTK 376 kapsamındaki sermaye kaybı ve borca batıklık analizlerini güncel düzenleme doğrultusunda yeniden değerlendirmeleri önem taşımaktadır.


